Danışan uyumunu artırmak
İyi yazılmış bir program, uygulanmadığı sürece işe yaramaz. Uyum çoğu zaman danışanın iradesinden çok, programın onun gününe ne kadar uyduğuna ve zorlandığı anda ne kadar destek bulduğuna bağlıdır. Bu yazıda uyumu artırmak için kullanabileceğin 8 pratik yolu topladık.
1. Programı danışanın gününe uydur
Standart öğün saatleri herkese uymaz. Vardiyalı çalışan, geç kalkan ya da öğle arası olmayan bir danışana "10:30 ara öğün" yazmak, ilk günden bir öğünün atlanması demektir. İlk görüşmede kalkış, iş ve yatış saatlerini öğren; öğünleri ve saatlerini o kişiye göre ayarla.
Aynı şekilde evde yemeği kimin hazırladığı, ailenin ne yediği ve bütçe de programın uygulanabilirliğini belirler. Ailenin akşam yemeğinden uyarlanabilen bir öğün, ayrı pişirilmesi gereken bir öğünden daha kolay uygulanır.
2. Seçenek sun
Tek bir seçenek, o gün o besin evde yoksa ya da canı istemiyorsa öğünün atlanmasına yol açabilir. Muadil seçenekleri listeye doğrudan yazmak ("1 avuç ceviz veya 1 avuç fındık", "tavuk veya balık") danışana esneklik verir ve "yanlış bir şey yedim" kaygısını azaltır. Sevmediği yiyecekleri ilk görüşmede not etmek de aynı şekilde işe yarar.
3. Küçük adımlarla başla
Danışanın alışkanlıklarının çoğunu ilk hafta birden değiştirmeye çalışmak, ilk zorlukta programın tamamen bırakılmasına yol açabilir. Birkaç somut davranış hedefiyle başlamak (kahvaltıyı düzenli yapmak, akşam atıştırmasını azaltmak gibi) ve bunlar oturdukça yenilerini eklemek daha sürdürülebilir olabilir. Her kontrolde hedefleri danışanla birlikte gözden geçir.
4. Uygulamayı kolaylaştır
- Bugünü tek bakışta göster: Danışanın "bugün ne yiyeceğim?" sorusunun cevabını aramadan bulması gerekir. Galeride kaybolan bir PDF yerine telefonda bugünün öğünlerinin açılması bu yüzden fark yaratır.
- Tarifleri ulaşılabilir yap: Programdaki bir yemeğin nasıl yapılacağını bilmeyen danışan onu başka bir şeyle değiştirir. Programdaki yemeğin tarifine tek dokunuşla ulaşmak bu engeli kaldırır. Çıktı vermeyi seviyorsan ücretsiz tarif kartımızı kullanabilirsin.
- Miktarları tanıdık birimlerle yaz: "1 su bardağı", "2 yemek kaşığı", "1 dilim" gibi evdeki ölçüler, gramdan daha kolay uygulanır.
5. Takibi yargısız yap
Danışanın öğünlerini "uyguladım / kısmen / uygulayamadım" diye işaretlemesi, hafızaya dayalı "bu hafta iyi geçti" cevabından çok daha net bir tablo verir. Ama bu tablonun dürüst olması, "uygulayamadım" işaretinin nasıl karşılandığına bağlıdır. Eleştiri gelen işaretler azalır; merak ve çözüm gelen işaretler artar.
Takip düzenini kurmak için danışan takibi rehberimize bakabilirsin.
6. Kısa ve zamanında geri bildirim ver
Bir sonraki görüşmeyi beklemeden verilen küçük bir geri bildirim, danışana yalnız olmadığını hissettirir. Uzun mesajlar gerekmez: paylaştığı bir öğün fotoğrafına kısa bir tepki, zor geçen bir günün ardından tek cümlelik bir destek yeterli olabilir. Geri bildirimi o öğüne bağlamak, danışanın neyi iyi yaptığını açıkça görmesini sağlar.
Danışanların sık sorduğu konularda yazdığın ya da beğendiğin bir içeriği hepsiyle paylaşmak da, aynı açıklamayı tek tek yapmaktan daha az zaman alır.
Uyumu destekleyen her şey tek yerde
Diyetteyim'de danışana özel öğün saatleri, "veya" ile muadil seçenekler ve programdaki yemeğin tarifi hazır. Danışan öğünlerini işaretler, sen öğüne tepki ve yorum bırakırsın; içerik paylaşır, mesajlaşır, randevu hatırlatırsın.
7. Zor günlere birlikte hazırlan
Davetler, bayramlar, tatiller, yoğun iş haftaları... Programın en çok bozulduğu günler genelde önceden bilinir. Bu günleri görüşmede konuşup birkaç basit kural belirlemek (dışarıda yerken nasıl seçim yapacağı, ertesi gün nasıl devam edeceği gibi), bir günlük sapmanın bir haftalık kopuşa dönüşmesini önler. "Bir öğünü kaçırmak programı bozmaz, ertesi öğünle devam edilir" mesajını açıkça vermek önemlidir.
8. Sessizleşen danışana ulaş
Birkaç gündür hiç işaret yapmayan ya da mesajlara dönmeyen danışan, çoğu zaman programdan değil, "başaramadım" duygusundan uzaklaşmıştır. Bu dönemde kısa ve suçlamayan bir mesaj ("Bir süredir haber alamadım, nasıl gidiyor? Programda değiştirmemi istediğin bir şey var mı?") geri dönüşü kolaylaştırır. Bir sonraki randevunun tarihli olması ve bir gün önce hatırlatılması da kopmayı azaltır.
Kısa kontrol listesi
- Öğün saatleri danışanın gününe göre mi?
- Önemli öğünlerde muadil seçenek var mı?
- Bu hafta için birkaç somut davranış hedefi belli mi?
- Danışan bugünün programına ve tariflere kolayca ulaşabiliyor mu?
- "Uygulayamadım" işaretlerine yargısız dönüyor musun?
- Önümüzdeki zor günler konuşuldu mu?
- Bir sonraki randevu tarihi belli mi?
Sık sorulanlar
Uyum yüzdesi düşük bir danışanda programı değiştirmeli miyim?
Önce hangi öğünlerde zorlandığına bak. Uyum belirli bir öğünde ya da belirli günlerde düşüyorsa, programın tamamı yerine o kısmı değiştirmek çoğu zaman yeterlidir.
Her gün mesaj atmak danışanı bunaltır mı?
Olabilir; bu yüzden geri bildirimin kısa ve danışanın yaptığı bir şeye bağlı olması iyi olur. İletişim sıklığını danışanla birlikte belirlemek, beklentileri netleştirir.
Danışan işaretlemeyi bırakırsa?
Her öğünü işaretlemek yerine günde bir kez, akşam toplu işaretleme önerebilirsin. Az ama düzenli bilgi, hiç olmamasından iyidir.